Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticaret son yıllarda önemli bir ivme yakaladı.
Karşılıklı yatırımlar arttı, ticaret hacmi büyüdü, temaslar sıklaştı.
Ancak mevcut tabloya bakıldığında, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla kullanıldığını söylemek zor.
Artık soru “ticaret artıyor mu?” değil.
“Daha sağlıklı ve sürdürülebilir nasıl büyür?” olmalı.
Bunun için öncelikle süreçlerin daha net hale gelmesi gerekiyor.
Termin, fiyat, teslim ve operasyon tarafında ortak bir iş yapma standardı oluşturulmadan, büyüme sınırlı kalır.
İkinci olarak lojistik entegrasyonun güçlendirilmesi şart.
Orta Koridor’un sunduğu avantajlar daha etkin kullanılmalı, taşıma süreleri ve maliyetleri optimize edilmeli.
Hızlı ve öngörülebilir lojistik, ticaretin en kritik unsurlarından biri.
Bir diğer konu, ortak üretim ve yatırım modelleri.
Sadece alım-satım ilişkisi yerine, birlikte üretim ve birlikte pazara çıkma anlayışı geliştirilirse, katma değer önemli ölçüde artar.
Ayrıca firmalar arası iletişimde daha profesyonel ve sistemli bir yaklaşım benimsenmeli.
Sözlü ilerleyen süreçler yerine, net tanımlar ve yazılı sistemler ticari ilişkileri daha sağlam hale getirir.
Son olarak, ticaretin sadece hacimle değil kaliteyle büyümesi gerekiyor.
Daha az sorun, daha net süreç ve daha güçlü güven ortamı, uzun vadeli iş birliklerinin temelini oluşturur.
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki bağ güçlü.
Bu bağı daha verimli bir ticari yapıya dönüştürmek ise doğru adımlarla mümkün.
Dış Ticaret Uzmanı BAŞAK KENAR



0 Yorumlar